29 Temmuz 2011 Cuma

Kaktüs olmak..

Doğumumuzla özgürlüğümüz sonsuza kadar elimizden alını. Toplum bunun için yılların birikimiyle o kadar hazırlanmıştır ki düşünebilen bir varlık olduğumuzu anlayıncaya kadar bize kalın zincirlerinden takarlar. Konuşmayı bilmezken tercihimizi yapmadan bizlere isimler verirler bu isimler geçici değildir ömrümüz boyunca yapışır üstümüze daha  ilk anda bize bir misyon yüklerler adımız korkumuz heycanımız idealimiz olur. Yaşam içinde yaşadığınız toplumun gerçekleriyle anlam kazanır tek gerçeğin bu olmadığını anlamak için korkuyla örülmüş duvarlardan atlamak yalın ayakla bile olsa yabancı olduğumuz farklı dünyalarla tanışmalıyız. Toplum bize hep yer edinmeyi zengin olmayı saygı duyulmayı sahip olmayı güçlü olmayı biz olmak ne demek öğretmeden öğretir. Hep erdemlerden bahsedilir en büyük erdemsizliğin kendini bulmadan maymun gibi örnekleri taklit etmek olduğunu göremezler. Önümüze çok güzel kokan bakanların imrendiği güzellikte bir çiçek olmayı hedef koyarlar ne yazık ki bu güzel çiçek başkalarının bahçelerini süsler güzelliği zenginliği  ona ait olduğunu sandığı her şey başkasınındır. Ben kaktüs olmayı tercih ediyorum kendimin olduğu fakir bir hayatı başkalarının çizdiği zengin bir hayata tercih ediyorum benim çiçeklerim dikenlerim. Ben yalnızım koskaca çölde bir tek ben ama bünyemde kendi suyumu saklıyorum beni acımasızca yakan güneşe aldırmadan ayaktayım sizleri kaktüs olmaya çağırıyorum.
                                                   yalniz adamlar sokağı