21 Aralık 2011 Çarşamba

Sevdiğin onun sevdikleriyle ortak noktandır aslında

Öyle uzun uzun cümleler kurmaya gerek yok aslında. Hayatın kendisinde hiç bir kurgu hatası da bulamazsın. Sistemin tüm kuralları açık anlamamış olma ihtimalin her zaman mümkün. Sonuçta hayatlarına özendiğin insanlar varsa bu hayatın müdahale edilebilir olduğunu gösterir. Bu senin için geçerli küçük bir ekleme ile senin için kolay olmaya bilir hatta imkansıza yakın bile olabilir ama bu imkansız demek değil. Bunun nedeni ne bilmek isterdim bilseydim sana da söylerdim. O insanlar gibi olmayı bende hayal ediyorum. Uyku onlara ne ifade ediyor yarın diye düşününce ne hissediyor. Onlardan biri nasıl tat alıyor bilmek isterdim ve inan bilseydim bu güzel olurdu. Birini sevmek bile onların hakkı her şey gibi bu da onlara yakışıyor. Kaybetme korkuları yok onların olmak isteyecek çok kişi var onun seçtiği kendini şanşlı sayıyor. Ne de olsa elde tutma ateşi hep alevini koruyor. Sevmek onlardan olmaya ağır gelir. Sevmek onlara değil onlardan olmayanlara bedelli yaşanan bir şey. Düşünsene senin sevdiğin seninle onunla olmadığı için seninle elbette sende de bir takım özellikler vardır ama bu sevdiğinin sadakatini sağlamaz. Sevdiğin başkalarının ilgisine her an ihtiyaç duyar. Seni ezer geçer boynuz değil böyle geyik boynuzların olur boynuzunun içinden boynuzun çıkar Geyiklenirsin yani. Sana sunduğu ne varsa senin değildir bilmelisin ki başkalarıda tadına bakıyordur onların. Kimisi yatağınıda açabilir bu da çok sıradan bilmelisin. Sen onlardan değilsin sevdiğin onlardan olmadığın için yaptıklarında kendinde bir hak bulur birinin ona senin seslendiğin gibi seslenmesine izin verir. Seni özlediği gibi başkalarını özler. Senin olan size has olan hiçbir şey yoktur aslında sevdiğin  onun sevdikleriyle ortak  noktandır aslında.
yalnizadamlarsokagi -guru mustafa


18 Aralık 2011 Pazar

Hayallerinin Peşinde Koş..

      



          Bir gün bu devrim olacak diyoruz , hayatımızın içinde çoğu yerde çoğu şey için.Peki benim anlamadığım bunu neden onlar yani başkaları yapıyor?  Niye hep başkalarından birşeyler bekliyoruz? Niye kendi yollarımızı kendimiz çizmiyoruz.Toplumun verdiği o değerlerde koşmaktan yoruluyoruz sadece, kendi hayallerimize gelince ise hiçbirşey yapmıyoruz. Sizce de burada bir terslik yok mu? Peki hep mi böyle devam edeceğiz .İnanın bana küçük bir adım ,sadece çok küçük bir adım atmamız gerek. Ondan sonrası gelecektir. O başkaları sen olacaksın  artık.Sana verilen toplum ödevlerinin peşinde değil ,  kendi hayallerin  peşinde koşacaksın artık
                                                                                    
 Yalnız Adamlar Sokağı    -  Guru Mustafa

16 Aralık 2011 Cuma

Senden Daha Güzel..


rastlantının sonucu derbeder olmak galiba..

15 Aralık 2011 Perşembe

Sahiden merak ediyorum sen hiç yaralı bir anka gördün mü?

-Sahiden merak ediyorum sen hiç yaralı bir anka gördün mü? 

Açıkçası hiç sanmıyorum. Ankaların mitolojik belkide fantastik olduğunu söyleyip bu zaten mümkün değil diye cevap vermediğini varsayıyorum. Onları yaralı göremezsin onların acılarını dindirmek ne bileyim toparlanmak yeniden güç kazanmak gibi dertleri olmaz. Ölmek onlar için son değil kendi küllerinden doğuşlarının başlangıcıdır. Bu ne senin nede benim sahip olduğum bir durum. Düşününce harika bir özellik kaybettin yeniden dene yoruldun sıfırdan başla. Peki biz ne yapalım? Açıkçası bunu bir kitap ismi açıklıyor bize "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git". 


Elindeki silahı sıkıca kavrıyordu. Bir yandan yerinden çıkmak için son gücünü kullanan kalbine söz geçirmeye çalıyordu. Kafasını sakladığı ağacın arkasından dışarı uzattı onu görebiliyordu tek mermisi kalmıştı bu mesafeden onu vurabilirmiydi. Tek düşündüğü silah kullanma yeteneğinin buna yetip yetmeyeceğiydi. Daha önce pek araları iyi olmadığı tanrısının adını andı ve tetikten çıkan kurşun. Sanırım başarmıştı mermi olağan hızıyla önünden akıp gitti. üzerine çevrilmiş bir çift göz vurulmuş olması gerekirdi ama kurşun ona ulaşmamıştı. Aradaki mesafeyi hiç düşünmemişti mermilerin belirli bir mesafeden sonra yere düştüğünü hatırladı. 

Bilemiyorum aslında biraz abartılı bir örnek oldu belkide fakat hayat bu yinede! Sen seçiplerini doğru yapsan da kendi seçtiğin yolda ilerlesende bazen doğru zamanı ve diğer etkenleride düşünmen gerekir. Yinede iyimser olmak gerekirse her zaman söylediğim kendi yolunu seç tezini uygulamış bir bireydi bu anlattığım. Düşünmeli insan yolunu seçmeli doğru zamanda doğru adımlarla seçtiği yolda yürebilecek şekilde ilerlemeli. Çünkü bizler anka değiliz tuvalet gibi aciz ihtiyaçları olan insanlarız. 

yalnizadamlarsokagi.com - bekir elibol

5 Ekim 2011 Çarşamba

Yetiştim..


Yaşadıkça küçültüyoruz dünyamızı, yeni bilgilerle donatıp kendimizi büyük hayallerle dolu dünyamızı gitgide kaybediyoruz her geçen gün.Küçükken hemen büyümek isteyen 

çocuk, büyüyünce farkına varıyor asıl gerçeğin ve tekrar çocuk olmak istiyor.Yeni bir günde yeni bir acı daha görüyor öncekiler yetmezmiş gibi ve biraz daha yetişkin 
oluyor insan,gördüğü kötülüklerle ve engin bilgileriyle yeni eşyalar ve arabalar alıyor kendine, malum çocukken hiç bunlara sahip olamamıştı.Şimdi bunlarla mutlu olmaya çalışıyor.
Ama o da farkında, bunların bir faydası yok artık.Gitti çocukluğu elinden hiçbirşey geriye gelmeyecek, oynadığı arabaları veya bebekleri geri gelemeyecek ,en büyük paranın
çikolata alacak miktarda olduğu o günlerde geri gelemeyecek.Yani bir daha gerçek güzellikleri yaşayamayacak, bir daha göremeyecek o büyük dünyasını. çünkü; artık biliyor
o dünyanın gerçek olmadığını sanki "öğrendikte iyi mi oldu" dercesine.Şimdi sizde diyorsunuz ki nasıl dönebiliriz o büyük hayallere.Size acı gerçeği
ben haber edeyim başkalarının yerine.Sizin için de artık o dünya  bir hayal olarak kalacak şimdi gidin yeni bilgiler yeni acı ve kötülükler öğrenin ve biraz daha küçültün
o dünyanızı.


                                                       yalnizadamlarsokagi.com - Guru Mustafa

20 Eylül 2011 Salı

İkiyüzüm..

     Karşılıklı konuştuğunuz insana baktığınızda gördüğünüz bir yüzü vardır.Bir de görmediğiniz bir yüzü daha vardır bu da ikinci yüzüdür o insanın.Yani kısacası insanların
her zaman ikiyüzlüdür.Bu da kanıtıdır

     Beraber eğlendiğiniz insanlar vardır.Bu insalar genelde sizin yanınızda olumlu olur ,sizi yüceltir, düşünceleriniz ne kadar doğru olduğunu söyler durur, karşı
durmaz sizin yanınızda hiçbirşeye ve her zaman doğrusunuzdur onun yanında. 

     Ve geliyoruz bu insanın ikinci yüzüne.Sizin yanınızda bunları yapan insan, başkalarının yanında sizi nasıl gösterir.Yanınızda olumlu bulduğu düşüncelerinizi aşağılayan,
güzel yönlerinizi kötüleyen ,yüzünüze söylemediği kötü yönlerinizi abartarak anlatan ,insanlardan sizi tiksindirme derdine düşen biri olmustur.Tanrıyken köle olmuşsunuzdur
başkasının yanında.Peki neden yapar bunu insan ?

    
     Çünkü o insan zanneder ki böyle yapınca siz alçalacak, o yükselecektir.Siz bitecek o güçlenecektir.Yani sırf egosu için yapacaktır bunu.Bu yüzden çıkaracaktır gerçek
yüzünü ortaya .Aslında farkında değildir ,insanlık bu ikiyüzlülüğüyle her zaman kaybetmektedir.Herkez sadece birbirini yani insalığı düşkün hale getirmektedir.Ve her zaman
ki gibi kaybeden gene insanlık olackatır

www.yalnizadamlarsokagi.com - Guru Mustafa

14 Eylül 2011 Çarşamba

Ondan geriye kalan tek şey..

Ondan geriye kalan tek şey bir boşluktur oysa. Sabah uyandığında başlar bu. Gidişini bile anlamlandıramazsın. Boşlukta hiç bir şeyin anlamı yoktur çünkü. Neden uyandığını düşünürsün bir cevap bulamayınca kalkarsın yatağından, giyinirsin bir anlam bulamazsın. Yemek yersin anlamdırmazsın tadını. Her şeyi alıp götürmüştür cebinde. Kelimelere onunla hayat vermiştin bir tek bunu bilirsin şimdi. Düşünsene yağmurda ıslanmanın anlamını onun ıslak saçları yüzüne değdiğinde anlamıştın. Karanlığın anlamını o göğsüne yaslandığında hissetmiştin. Acizliğin ne demek olduğunu onun derdine sadece sabret diyebildiğin de öğrenmiştin. Bedeninde en beğenmediğin yerine bir öpücük kondurduğunda mutluluğun havuzunda serinlemiştin. Hayatı onunla anlamlardırmıştın senin denkleminin bilinmeyen elemanı oydu. Onun değerini yerine koyunca sonuç çıkmıştı. O senin olamadığın her şeydi. Senin sevmediklerini seviyor, senin ilgi duymadıklarını önemsiyordu. Aslında o sana kendi isteğinle asla öğrenemeyeceğin şeyleri eşsiz tatlarıyla öğretiyordu. Onun için öğrenirken hayatın hiç bilmediğin gizemlerini tadıyordun. Şimdi ayrılıktan geriye kalan tek şey bir boşluktu.

www.yalnizadamlarsokagi.com - barış yücel

13 Eylül 2011 Salı

Ayrılık ölümden kötüdür işte..

Zamanı gelir. Böyle bir zaman neden vardır bilinmez. Ayrılık zamanı gelir. Kimi son bir öpücükle kimisi diline doladığı küfürlerle yapar bunu. Üzerine şiirler, şarkılar yazılır hep bir ağızdan en içten söylenen şeylerdir bunlar. Acıya razı olunur. Ölüm istenir yeter ki sen gitme. Yine insanı anlamakla başlar ayrılık ölümden kötüdür işte. İnsan öyle bir canlıdır ki egosu vardır. Düşünebilen bir varlık olmasının yan etkilerindendir. Sevdiğine sahip olmak ister. Bu bir eşyaya sahip olma isteğinden tamamen farklıdır.Yaşamın anılarını, yemeklerini, yağmuru, kavga etmeyi, kızmayı, anlamayı, sevişmeyi ve dahasını. Yani hayatı hayat yapan şeyleri onunla paylaşmak ister. Ölümünü düşünemez insan sevdiğinin tercih şansı olsa onun yerine önce ölmeyi tercih eder. Onun olmadığı bir hayat eksiktir. Seven bunu yürekten diler. Ama sevdiğinin hayatta olup da senden başka biriyle olmasını kabullenemez insan. Ölmediği halde her gün hayatta bir yer doldururken yanında değildir oysa. Ayrılık ölümden şimdi beter olmuştur işte. Senin istediklerini başkasıyla paylaşıyor hemde kendi istediğiyle. Bunu yaparken de istekle yapıyor. Sen sadece izliyorsun. ve bir şiir yazıyorsun sadece bir satır;
şarkılarda söz oldum bir ihtimal söylersin diye.
www.yalnizadamlarsokagi.com - eyüp akpınar

10 Eylül 2011 Cumartesi

Keşke

Niye herkes kendi hayatının bir alt kısımda olduğunu düşünür.Neden daha zengin bir hayatın peşinde koşar acaba .İnsan hayatı her zaman daha fazlasını 
istemekle tükenmiştir.Ne kadar iyi bir hayata, ne kadar mutlu bir hayata, sahip olursa olsun hep başka insanların yaşadığı o hayatı istemiştir.

Kendi seviyesindeki bir hayat tarzında yaşamak varken, hep diğerini istemiştir.Bu yüzden mutlu olamamıstır.diğerini ulaşmak isterken, bir bakmıstır ki 
hayatı sona ermiştir.

3 kuruş kazanan 5 kuruşluk kazanın hayatını, 5 kuruş kazananda 8 kuruş kazananın hayatını istemiştir.Ama hiçbiri kendi gücüyle yapabileceği en iyi şeyleri
yapmayı planlamamıstır."Geleceği yatırım " başlığı adı altında hep yatırım peşinde kosmutur.Bu şekilde hayatını tüketmiştir.

Ve yaşlanınca o üst seviyeye ulaşmıştır.Ama o zaman da demiştir ki "keşke şunları yapsaydım".çünkü artık o da farketmiştir, zamanında yaşanması gereken 
güzellikler varken yaşamamıştır.Sadece geleceği düşündüğünden yaşlandığında hiçbirşey yaşamadığı o hayat kalmıştır geride ve torunlarına anlatacağı 
birşe yoktur hayatında.


Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

7 Eylül 2011 Çarşamba

Unutabilmenin Büyüsü

Gözünüzü açtığınızda saat kaç bir önemi yok. En mutlu olduğunuz andır işte. Nerede olduğunuzu henüz algılayamadığınız o bir kaç saniyede gizlidir her şey. Kokusunu almadığınız hüzünlerinizden korunmuş bölgenizdir. Düşünün ve gerçek olsun şimdi ben şuradayım oradasınız ve umut kaplar içinizi gerçekten oradamıyım acaba açsam gözlerimi ben orada olabilirmiyim sahiden veya yanımda evet şimdi uyanıp dokunucam tenine eğilip öpücem. Bildiğim yaşadığım her şey bir hayaldi hem de kötü bir hayal ben burdayım ve mutluyum. Gerçeğin gelme zamanı yine insanın aceleciliğindendir içinde ki merak onu ele geçirir. Gözlerini açar ve gözler beyin görevini eksiksiz yapar artık uyanmışsın ve geçmişini hatırlamışsındır. Unutabilmenin büyüsü kaçmıştır.
         
www.yalnizadamlarsokagi.com - ali usta

28 Ağustos 2011 Pazar

Önce Bedelini Ödemeli İnsan

Kendinizin nasıl sevilmesi gerektiğini öğretemezsiniz sevdiğinize. Bunun olabilinirliği mümkün olmadığı gibi sizin zaaflarınızı tam anlamıyla bilen tehlikeli bir bilinmezliğiniz olur. Bilinmezliktir insan düşmanlığı ile sevgiside aynı kalbin içindedir ve bu iki zıt kimya birbirinine karışma oranı çok yüksektir. Sizi seven kişi sizi sevmek için tüm benliğini ortaya koymal sevgi daima duygulara emanet edilmiştir. Asla böyle değildir. Sevdiğinize kapılarınızı tamamen açmak radikal bir karardır tüm savunma kalkanlarını devre dışı bırakmaktır. Bu kadar önemli bir olayı kolayca yapanlar daima hüsran yaşamaya mahkumdur. Karşınızdakinin iyi biri olması hiç  önemli değildir sizi sevmenin bedeli ne ise onu yerine getirmeden siz ona bunu sunarsanız artık acınızın ne kadar çok olacağının sorumlusu sizin içinizi ne kadar döktüğünüzdür.

www.yalnizadamlarsokagi.com -   guru mustafa

26 Ağustos 2011 Cuma

O iyi biri!

toplumun kendi içinde barındırdığı bir bireye başka bir bireyi sorduğumuzda size vereceği 
cevap klasiktir: 

-O iyi biridir. 

Peki iyi kelimesi ne çağrıştırıyor bizim için, toplumda iyi birey, kötülük yapmayan kişiye
denir.Fakat biraz düşünürsek iyilik yapan kişiye bu sıfat verilmesi gerekir.O zaman sıkıntı
nerede sizce?

Sıkıntı aslında toplumun ta kendisindedir.Çünkü toplum kötüyü o kadar içine sindirmiş ve
o kadar kötü olmuştur ki, fazla kötülük yapmayan bu bireyler iyi bir insan olmuştur onun 
için.Bunu devam ettirdiği sürece de kötülük konusunda töleransıda git gide artacaktır. 
Kötü insan sayısı, pardon toplum gözünde iyi insan sayısı gitgide çoğalacaktır.

Bu algı gerçekte insanların ne kadar kötüye yöneldiğinin bir kanıtıdır.Artarak devam 
edecektir.İyi sözcüğünün anlamsız geleceği günlere kadar devam edecektir 

Şimdi bizim de bir düşünmemiz gerekiyor kendi içimizde.Şunu soracağız kendimize;
-Ben iyi bir insan mıyım ? 

Cevabınız hala 'ben kimseye kötülük yapmadım o zaman ben iyi biriyim' ise ,artık sizin için 
bir dönüş yoktur.Ama cevabınız 'ben daha fazla iyilik yapabilecekken yapmadım bu yüzden ben
kötü biriyim' diyorsanız, o zaman sizin için bir umut var demektir. 

Ve bu umudu asla küçümsemeyin çünkü eğer siz umudum yok derseniz işte o zaman toplum içinde 
asla umut kalmayacak demektir.Çünkü gerçekte toplum sadece onlar değildir.Toplum aynı zaman 
da kişinin kendisidir...


                                          Yalnız Adamlar Sokağı -Guru Mustafa

23 Ağustos 2011 Salı

Çirkin Bir Adama Aşık Olmak

Toplumun bize kabul ettirdiği algılar o kadar insaniyetten uzaktır ki bunu fark ettiğinizde çok geç olabilir. Bizler her zaman doğru ve güzel olanı yaptığımızda takdir göreceğine inanan insanlarız. Bu algımız odenli yüksektir ki mantıksızlamamız kaçınılmazdır. Sıkça karşılaştığımız durumlardan birisi tüm bireyler içinden birine diğerlerinden daha özel bir ilgi duymaktır. Bu ilgi tamamen dış etkenler üzerine kurulur ne yazık ki bizlere hep duygu bölümü gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışılmıştır diyorum çünkü bu tam bir fiyaskodur. Örneğin bir bayanı ele alalım genç, güzel erkeklerin beraber olmak isteyeceği bir bayan dikkat edin tamamen dışsal arzuların güdümünde. Ne kadar ilginçtir ki bu bayan zengin yaşlı bir adam veya zengin çirkin bir adam ile beraber olduğunda hemen hemen herkes ayıplar. Olmaması üzerine söylemleri duyarız. Bu tamamen iğrençce bir davranıştır öreneğimiz olan bayan eğer yakışıklı bir erkeği seçmiş olsaydı ki yakışıklı erkeğin statüsü burada önemini yitirmektedir. Toplumda hiç bir karşı tepki oluşmazdı. Düşünen bir beyin burada ki dengesizliği hemen fark edebilir. Şimdi yakışıklı adam bu özelliği için çaba sarf etmiş midir asla bu yaratılışında ona bedelsiz verilen bir meziyettir. Zengin ve çirkin adam içinde durum budur doğumunda fiziksel eksiklik ve maddiyat ona verilmiştir. Hatta çoğu zaman bu çirkin dediğimiz zenginler sahip oldukları maddiyatı çalışarak emek vererek kazanırlar. Güzel bayanın zengin bir adama parasından dolayı aşık olması da bu nedenle çok doğaldır. Kalıplardan sıyrılmak toplumun kurallarını sorgulamakla başlar.
                                        
www.yalnizadamlarsokagi.com -   bilgin kaba

21 Ağustos 2011 Pazar

Tanrının mühalesi gibi

Hayat ne kadar müdahale edilebilir bir şey ki? Müdahale edebilmek için mücadele etmek gerekir. mücadele edebilmek için bir çok şeyden fedakarlık etmek gerekir. fedakarlık bazen büyük yıkımları belki de sevdiklerini silmeni bile gerektirir.sevdiğin kadın için annenden, dostun için babandan vazgeçmen gerekebilir.bunlardan hangisini seçersen seç hayatına müdahale etmiş olacak mısın?sevdiğin kadın için annenden vazgeçtiğin de yada annen için sevdiğinden, bir boka müdahale etmiş mi olacaksın? bir şeyleri değiştirmiş, bir seçim yapmış mı olacaksın? yada kararsızlık için de kalıp bir piç gibi ağlayacak mısın? Bu mudur seçim hakkı, karar verebilme gücü?
Artık seçim yapmaktan yada yaptığımı zannetmekten öyle yoruldum ki. biliyorum her şey aynı anda olmayabilir.ama bu kadarda ya öyle ya böylelerle baş edilemez ki.yani hayata müdahale etmek diye bir şey yok.hayat sizi satın aldığı bir fahişe gibi becerir.hangi pozisyonu seçersen seç becerilen yine sensindir.
                                   Yalnız Adamlar Sokağı - Y

19 Ağustos 2011 Cuma

Tecavüz Edilmiş Bir Özgürlük

bağlı ve bağımlı olmama. Dış etkenlerden bağımsız olma hali, engellenmemiş ve zorlanmamış olma isteği. İşte size özgürlüğün tanımı ama gerçekte bu mu sizce?

insanlar için özgürlük kendi kurdukları düşünce genişliğinin sınırı demektir. Aslında
özgürlük kelimesi geçtiğinde aklına geçemediği yolun sonu kabullendiğ o buz dağları gelir
gerçekte ona verilmemiş bir özgürlük yoktur. Hayatında kendi kurduğu bir hapis vardır ama bunun farkında değildi.
Bir aydının karşısına geçip gerçek özgürlükten bahsettiğinde bu aydına ütopya gelir çünkü aydın ona gerçek özgürlükten yani o
buz dağından bahseder. Dağın arkasını bilmeyen bu insan bunun gerçek olduğunu kabullenemez çünkü orası 
yenidir gerçek özgürlüktür herşeyi asıl benlİğiyle yaşayacağı; aşkı,sevgiyi,acıyı,tatlıyı,tuzluyu bütün duyguları
saf haliyle yaşayacağı yerdir. Ne yazık ki bunu asla istemez aslında o hapistedir ve gerçekte
özgürlüğü değil bu hapsi istemektedir. 
Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Beğenmelik

Gerçek şu ki ; saat 00:00 ¦ olduğunda kimse seni düşünmüyor,
Şifreleri 1234 yapan insan hala yaşıyor,
Noel baba yok, tam karşıya geçerken kırmızı yanacak, 
İstediğini alsanda aklın alamadığında kalacak,
Az kalan yemek daha lezzetlidir, 
Pastayı kesen pasta yiyemez ve 7 dakikalık videoları da 2 dakikada beğenenler var,
hayat işte...
                                                                                          Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

9 Ağustos 2011 Salı

Kutsal Pencere

 Birbirine kısmen çoğu zaman hiç benzemeyen hayatlarımızı birleştirmeye çalışmak gibi bir gayret içine gireriz tek kullanımlık hayatımızda. Her nasılsa bizden çok farklı düşünen birine muhabbet besleriz. Böylece başlarız beynimizde tilkilerle beraber yaşamaya. Her şey güzel başlar bu evin kapısından beraber girmek gibidir aynı sıcak havadan aynı seslerin bulunduğu sokaktan beraber olduğunuz ilişkinize başladığınız evinize girersiniz. Tatları bizi bizden alan tatlar yaşarız ama sevmek her zaman bedelini ister bu bedeli ödeyebilenler sadece aynı pencereyi paylaşabilen insanlardır aynı eve girdikten sonra hayatı yaşamak eskisi gibi değildir sevdiğinden ona davrandığın gibi davranmasını beklersin. Sorun ilişkinin başında başlamıştır oysa kendinden çok farklı düşünen birini sevebilirsin ama ikinizden birinin aynı pencereden bakabilmesi lazım hayata aynı evde yaşayıp biriniz salon penceresinden biriniz mutfak penceresinden bakıp aynı evden farklı şeyler görürsünüz.
                                   
www.yalnizadamlarsokagi.com -   eyüp akpınar

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tanrı Olmak

Her insan bütün dünyanın o küçük beyninden oluştuğunu zanneder o beyinle herşeyi bildiğini
herşeye aklının erdiğini bütün insanları çözdüğünü herkesi anladığını zanneder ve en aydın kendisi 
olduğunu daha üst bir düşüncenin olamayacağını düşünür

Artık dünyanın değil kendi dünyasının döndüğü bir hayata geçer ve bu andan itibaren 
yanında onu düzeltecek insanlar yoksa o zaman kaptırır kendini zannederki herşeyi aşmıştır
artık her düşünce tamamlanmısıtr ancak farkında değildir her olgun insan gibi olmaya başlandığının

İşin aslı gerçekten üst olmak isteseydi o insan kendini sorgulaması gerekirdi ama bunuda kabul 
etmez çünkü o zaman kendine olan o egosal duyguları azalacaktı daha güçsüz olacaktı bu yüzden
yanlışları doğru doğruları yanlış kabul etmek bile kabul edilir birşey olur onun için 

Tarihte en başarılı insanlar mesela liderlerin en büyük özelliği kendini sorgulaması ve bu sorgulama
sonraısı kendini geliştirmesidir en büyük farkları diğer insanlar hep bu özellikleri olmuştur  

gerçekten büyük biri olacaksa eğer insan önce kendinden kurtulmalı yaşadığı o kendince büyük 
ama normalde beş para etmez dünyasından kurtulup kendini bir izlemesi gerekir 

bunu yapmıyorsa o insan bilsin ki yolda ki o küçük insanlardan, beyni olduğunu zanneden canlılardan 
hiçbir farkı olmayacaktır.   
                                                   Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

2 Ağustos 2011 Salı

Üç kişiydik

Yaşıyoruz bize verilen bir çember içinde korunaklı ama özgür olmadığımız kendimiz olamadığımız
bir çemberde gerçekte nefes değil de zehir aldığımız bir çember de  

peki çemberin dışına çıkmak mı ? yasaktır çünkü toplumun önyargıları ve korkularından kurduğu bu 
çemberin dışı her zaman aykırılık ve karşı çıkmaktır topluma ve toplum bunu asla istemez 
istemediği içinde seni dışlar 

aslında tüm sorun da burada başlıyor bizim için toplumun bizi kabul etmesi veya dışlaması 
bizim için bunun bir önemi yok çünkü biz asla toplumun bir üyesi olmadık daha doğrusu olamadık

o yüzden hayat bize en büyük kozlarını oynuyor bu aykırılıktan çıkıp onların içine karışmamız 
için ama işin aslı hayatta çok iyi biliyor bu oyunu kazanamıcak ve bu adamlar asla onlar 
gibi olmayacak bu adamlarsa işin sonunda toplumun yalnızlığından çıkmış ben değil biz olan 
toplumun değil kendi istedikleri adamlar olacak olan biz olacaklar Ve birgün diyecekler ki
-Biz 3 kişiydik... 

www.yalnizadamlarsokagi.com - Guru Mustafa

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Sevginin Sorumluluğu

İstisna durumları elbette biliyorum bununla birlikte en mazlumu bile anne sevgisiyle büyür veya onun kadar sevgisin suna birisin sevgiyle muhattap olur. Garipliğin kaynağıda budur bu nedenle sevmeyi bir türlü öğrenemez insan çünkü ilk tattığı sevgi tamamen duygunun ve kişisel egonun duvarlarıyla örülüdür. Sevginin sadece hislerle olan bir eylem olduğunu zannediyoruz halbuki sevgi duygu ve aklın doğru oranlarda karışımından oluşan bir eylemdir. Sevgi sorumluluk getirir bu aklın devrede olmaması bu sorumluluğun yerine getirilmesini engeller. Bizlerin ağdalı sözcüklerle övgüler sunduğumuz anne sevgisinde bile üzerimize düşün bir sorumluluk vardır sonuçta annede bir bireydir ve yaptığı her harekette kişisel egosu da vardır. Anne sevgisi karşılıksız değildir bu nedenle sizi canından çok sever yedirir içiriri uykusuz kalır endişelenir ve tüm o karşılığı zor şeyleri yapar ama anne artık bir beklenti içindedir kendisini hayatınızın her alanına ortak etmenizi sözlerini her zaman süratle yerine getirmenizi onu asla yalnız bırakmamınızı eşinize karşı tercih etmenizi babanıza karşı annenizi savunmanızı ister sonuçta sevginin bir bedeli vardır. Bir arkadaşı, sevgiliyi, öğretmeni, hayvanı ve dahası her zaman bir sorumluluk getirir o sizi her şeye tercih ediyorsa sizinde onu diğerlerine tercih etmeniz gerekir.
                                         www.yalnizadamlarsokagi.com -   şizofren Furkan

29 Temmuz 2011 Cuma

Her Kadın..

her kadın neden her erkeği elde etmek ister veya tekiyle yetinmez bu tanrının onlara verdiği bir 
özellik midir? , yoksa kendini kullanma yetenekleri midir acaba?
bunun cevabı kişiye göre değişir ama değişmeyen tek şey bir kaç salak erkeğin çektiği acıdır
neden mi salaktır diğer erkekler bu gerçeği bildikleri için üzülmezler kadınlara gereğinden 
fazla değer vermezler ama bu salaklar sevdiklere kadınlara herşeylerini verirler sonun da ise gördükleri 
tek şey acıdır işte bu yüzden salaktırlar ve salaklar olduğu sürece de kadınlar her zaman şeytanlıklarıyla 
onlara acı çektirmeye devam edeceklerdir...


www.yalnizadamlarsokagi.com -  Guru Mustafa

Kaktüs olmak..

Doğumumuzla özgürlüğümüz sonsuza kadar elimizden alını. Toplum bunun için yılların birikimiyle o kadar hazırlanmıştır ki düşünebilen bir varlık olduğumuzu anlayıncaya kadar bize kalın zincirlerinden takarlar. Konuşmayı bilmezken tercihimizi yapmadan bizlere isimler verirler bu isimler geçici değildir ömrümüz boyunca yapışır üstümüze daha  ilk anda bize bir misyon yüklerler adımız korkumuz heycanımız idealimiz olur. Yaşam içinde yaşadığınız toplumun gerçekleriyle anlam kazanır tek gerçeğin bu olmadığını anlamak için korkuyla örülmüş duvarlardan atlamak yalın ayakla bile olsa yabancı olduğumuz farklı dünyalarla tanışmalıyız. Toplum bize hep yer edinmeyi zengin olmayı saygı duyulmayı sahip olmayı güçlü olmayı biz olmak ne demek öğretmeden öğretir. Hep erdemlerden bahsedilir en büyük erdemsizliğin kendini bulmadan maymun gibi örnekleri taklit etmek olduğunu göremezler. Önümüze çok güzel kokan bakanların imrendiği güzellikte bir çiçek olmayı hedef koyarlar ne yazık ki bu güzel çiçek başkalarının bahçelerini süsler güzelliği zenginliği  ona ait olduğunu sandığı her şey başkasınındır. Ben kaktüs olmayı tercih ediyorum kendimin olduğu fakir bir hayatı başkalarının çizdiği zengin bir hayata tercih ediyorum benim çiçeklerim dikenlerim. Ben yalnızım koskaca çölde bir tek ben ama bünyemde kendi suyumu saklıyorum beni acımasızca yakan güneşe aldırmadan ayaktayım sizleri kaktüs olmaya çağırıyorum.
                                                   yalniz adamlar sokağı

28 Temmuz 2011 Perşembe

Hayalimde ki..

bugün seni andım gene .Hava yağmurluydu bilirsin severim yağmurda yürümeyi bütün yol boyunca bir sürü insan geçti yanımdan 

ama ben geçen onlarca insanı değil sadece seni arıyorum heryerde yanımda karşımda ellerimde gözlerimde sadece seni arıyorum

ama sen her zaman ki yoksun yanımda aslında sana mı aşığım yoksa kafam da oluşturduğum insana mı bilmiyorum ama bunun hiçbir

önemi yok inan bana istediğim tek şey canım yani sen 

bir fotoğrafına baktım eve gelince sonra seni hayal ederken kafam da az da olsa karşımda da görmek istedim seni. fotoğrafında

bir ufka bakış atmışsın güzel bir şekilde kim bilir belki de o an beni hayal ediyordun belki de başkasını yada başka birşey 

her neyse güzel olan tek şey fotoğrafta ki aşık olduğum sendin o yeter bana yanımda veya baskasının yanında ol hiç farketmez 

güzel yüzün bu şekilde güldüğü ve mutlu olduğu sürece önemi yok benim için 

belki birgün biryer de hani olmaz deme hayat bu tekrar benim yanımda olursun belki o günü düşünerek geçiyor günlerim hep 

ve benim yanımda olacağın güne kadar hep böyle geçecek günlerim başka birine bakmadan yanlızca seni düşünerek. belki 

yaşayacağım sahte ilişkilerle unuturum seni diyorum ama bu yalan ve ben sana asla yalan söylemem sana, gözlerinin içinde 

kaybolacağım güne kadar canım sadece mutlu ol ve hep güzel yüzünle gülümse insanlara ...


                                                                                              www.yalnizadamlarsokagi.com -  Guru Mustafa

Biz ne yapmalıydık

Biz ne yapmalıydık veya ne yapmamalıydık. Gece bizi farklı şehirlere dağıttı ceplerimize üç tane de dert koydu; babalarımız, kadınlarımız, olmak istediğimiz adamlar. Alternatifimiz yok böyle olunca içinde bulunduğumuz durumu tercih etmiş değiliz. Bir anlam eksik anlayamıyoruz hayatlarımızı biz adı farklı hayatları aynı boktan, adamlarız.
                                             www.yalnizadamlarsokagi.com -  şizofren Furkan

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Düşüncenin esiri

İstediğini söylemezsin o an delice bir düşünce olduğuna inandırırsın kendini ve susarsın oysa söylediğinde kaybedeceğin bir şey yok. Zaten elinde değildi garip bir varlıktır insan hiçbir duygusunu tam yaşayamaz doğduğu günden bu yana her zaman kontrollu olması toplumda sivri hareketler yapmaması üzerine yetiştirilir ve düşünmenin esiri olur. Dünya kendi halinde yeterince karışıktır ne bir aşk şarkısı kadar duygulu ne de bir özgürlük marşı kadar heyecan dolu. Zaman kesik kesik nefes alarak ölüyor düşüncelerinize savaş açmak eyleme geçmek için her an kaybedilen bir nefer.

                                                 yalniz adamlar sokağı

26 Temmuz 2011 Salı

Hayallerimizde ki adamlar olamadık

Küçükken hayallerimiz ve olmak istediğimiz adamlar vardı. O zaman gelinceye kadar içimizde ki adamları susturmamız gerektiğine inandırdılar, susturduk zindanlara kapattık. Ölmesinler diye umutlarımızla besledik. Zaman geçti çok şeyler bizim, bizim olmasını istediğimiz şeyler başkaların oldu içimizde ki adamlar kandırıldıklarını anladılar artık beslenmiyor ölümlerini bekliyorlar. Biz kimse olamadık ne babalarımızın gözünde adam olduk ne de hayallerimizdeki adamlar.
                                                   
yalniz adamlar sokağı

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Niye Bunu Yaptılar Usta

Biz böyle adamlar değildik usta, sevdik mi tam sever her şeyi göze alırdık. şimdi ne sevmek kaldı nede başka bişey.. Bize bunu niye yaptılar bilmiyorum ama iyi ki yapmışlar. En azından daha hiçbir şeye korkumuz, kaybedecek hiçnir şeyimizde kalmadı sanırım.
                                                 Çırak(yalnizlarkahvesi.com)

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Kadınlar Uyuduğunda Ağlayın

Günlük hayatta o kadar şeyle karşılarız ki bunlar çoğu zaman dayanamayacağımıza inandığımız acısının bizleri yerle bir ettiği olaylardır ama ne olursa olsun erkekler ağlamaz doğasında ağlamak olsada gözlerinde yaş bezeleri bulunsada ağlayamaz işte kızar bağırır delirir ama ağlamaz. Bir erkek kadını için ağlar her türlü olumsuzluğa gögüs geren erkek kadını karşısında ağlar belkide ona güvenmek onun dışarda ki insanlardan farklı olduğuna inanmak istemesinden. Sakın bunu yapmayın kadınlarınız uyuduğunda ağlayın yüzünü okşayın dokunun derdinizi hiç bir ayrıntıyı atlamadan anlatın ve o uyurken ağlayın sizden soğumasın istiyorsanız bu böyledir. Yanında ağladığınızda sizi teskin eder sizi yüreklendirir ama içinden çok şey gider kadının size artık erkeği gözüyle bakışı değişir kadınlar aciz varlıkları asla sevemez sadece acır sizede artık küçük çocuğu benzeri bir şekilde bakar artık kadınlar gücü sever siz acizliğinizi ona açtınız onlar uyurken ağlayın yoksa sizden başka birine gitme biletini ona siz alırsınız.
                                                                                                                                   
   yalniz adamlar sokağı

Özgem

Yalnızım yine senin ellerin yok ellerim de gözlerinse onlar aslında hiç olmadı benim yanımda yakın dostlarım ve onların sevdikleri yürek yüreğe benim yüreğim hala seninle senin yüreğinse herkese açık bir bana kapalı belki de bir benim ki seninle olduğu içindir her kadın gibi sen de sana ait olanı değil diğer yürekleri istediğin için benimkini kabul etmiyorsun artık 2 dostum ve ben varım ama senin eksikliğin bir acı gibi kokuyor yüreğime istemesem de bu acıyı artık bir mazojist gibi istiyorum sonuna kadar acı çekmeyi özgem cadım sen ne kadar çektirsen de bu acıyı ben kabul edeceğim her zaman ki gibi isteğim içten bir merhabaydı onu bile fazla gördün işte bu kadar değersizim sen de ve verdiğin acı bir o kadar fazla sen benim olmasan da ben seninim artık…

MUSTAFA

22 Temmuz 2011 Cuma

Papatyaları Sever Kadınlar

Kadınlar aşkın simgesi olan güllerden çok papatyaları sever. Güller bir ressamın çizdiği bir sanat eseri gibidir kadınlar papatyaları sever papatyalar hayatı boyunca eline kalem almamış bir adamın aşkını anlatmak için çizdiği resimdir sade güzel ve özel.
                                                                                             
 yalniz adamlar sokağı