28 Ağustos 2011 Pazar

Önce Bedelini Ödemeli İnsan

Kendinizin nasıl sevilmesi gerektiğini öğretemezsiniz sevdiğinize. Bunun olabilinirliği mümkün olmadığı gibi sizin zaaflarınızı tam anlamıyla bilen tehlikeli bir bilinmezliğiniz olur. Bilinmezliktir insan düşmanlığı ile sevgiside aynı kalbin içindedir ve bu iki zıt kimya birbirinine karışma oranı çok yüksektir. Sizi seven kişi sizi sevmek için tüm benliğini ortaya koymal sevgi daima duygulara emanet edilmiştir. Asla böyle değildir. Sevdiğinize kapılarınızı tamamen açmak radikal bir karardır tüm savunma kalkanlarını devre dışı bırakmaktır. Bu kadar önemli bir olayı kolayca yapanlar daima hüsran yaşamaya mahkumdur. Karşınızdakinin iyi biri olması hiç  önemli değildir sizi sevmenin bedeli ne ise onu yerine getirmeden siz ona bunu sunarsanız artık acınızın ne kadar çok olacağının sorumlusu sizin içinizi ne kadar döktüğünüzdür.

www.yalnizadamlarsokagi.com -   guru mustafa

26 Ağustos 2011 Cuma

O iyi biri!

toplumun kendi içinde barındırdığı bir bireye başka bir bireyi sorduğumuzda size vereceği 
cevap klasiktir: 

-O iyi biridir. 

Peki iyi kelimesi ne çağrıştırıyor bizim için, toplumda iyi birey, kötülük yapmayan kişiye
denir.Fakat biraz düşünürsek iyilik yapan kişiye bu sıfat verilmesi gerekir.O zaman sıkıntı
nerede sizce?

Sıkıntı aslında toplumun ta kendisindedir.Çünkü toplum kötüyü o kadar içine sindirmiş ve
o kadar kötü olmuştur ki, fazla kötülük yapmayan bu bireyler iyi bir insan olmuştur onun 
için.Bunu devam ettirdiği sürece de kötülük konusunda töleransıda git gide artacaktır. 
Kötü insan sayısı, pardon toplum gözünde iyi insan sayısı gitgide çoğalacaktır.

Bu algı gerçekte insanların ne kadar kötüye yöneldiğinin bir kanıtıdır.Artarak devam 
edecektir.İyi sözcüğünün anlamsız geleceği günlere kadar devam edecektir 

Şimdi bizim de bir düşünmemiz gerekiyor kendi içimizde.Şunu soracağız kendimize;
-Ben iyi bir insan mıyım ? 

Cevabınız hala 'ben kimseye kötülük yapmadım o zaman ben iyi biriyim' ise ,artık sizin için 
bir dönüş yoktur.Ama cevabınız 'ben daha fazla iyilik yapabilecekken yapmadım bu yüzden ben
kötü biriyim' diyorsanız, o zaman sizin için bir umut var demektir. 

Ve bu umudu asla küçümsemeyin çünkü eğer siz umudum yok derseniz işte o zaman toplum içinde 
asla umut kalmayacak demektir.Çünkü gerçekte toplum sadece onlar değildir.Toplum aynı zaman 
da kişinin kendisidir...


                                          Yalnız Adamlar Sokağı -Guru Mustafa

23 Ağustos 2011 Salı

Çirkin Bir Adama Aşık Olmak

Toplumun bize kabul ettirdiği algılar o kadar insaniyetten uzaktır ki bunu fark ettiğinizde çok geç olabilir. Bizler her zaman doğru ve güzel olanı yaptığımızda takdir göreceğine inanan insanlarız. Bu algımız odenli yüksektir ki mantıksızlamamız kaçınılmazdır. Sıkça karşılaştığımız durumlardan birisi tüm bireyler içinden birine diğerlerinden daha özel bir ilgi duymaktır. Bu ilgi tamamen dış etkenler üzerine kurulur ne yazık ki bizlere hep duygu bölümü gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışılmıştır diyorum çünkü bu tam bir fiyaskodur. Örneğin bir bayanı ele alalım genç, güzel erkeklerin beraber olmak isteyeceği bir bayan dikkat edin tamamen dışsal arzuların güdümünde. Ne kadar ilginçtir ki bu bayan zengin yaşlı bir adam veya zengin çirkin bir adam ile beraber olduğunda hemen hemen herkes ayıplar. Olmaması üzerine söylemleri duyarız. Bu tamamen iğrençce bir davranıştır öreneğimiz olan bayan eğer yakışıklı bir erkeği seçmiş olsaydı ki yakışıklı erkeğin statüsü burada önemini yitirmektedir. Toplumda hiç bir karşı tepki oluşmazdı. Düşünen bir beyin burada ki dengesizliği hemen fark edebilir. Şimdi yakışıklı adam bu özelliği için çaba sarf etmiş midir asla bu yaratılışında ona bedelsiz verilen bir meziyettir. Zengin ve çirkin adam içinde durum budur doğumunda fiziksel eksiklik ve maddiyat ona verilmiştir. Hatta çoğu zaman bu çirkin dediğimiz zenginler sahip oldukları maddiyatı çalışarak emek vererek kazanırlar. Güzel bayanın zengin bir adama parasından dolayı aşık olması da bu nedenle çok doğaldır. Kalıplardan sıyrılmak toplumun kurallarını sorgulamakla başlar.
                                        
www.yalnizadamlarsokagi.com -   bilgin kaba

21 Ağustos 2011 Pazar

Tanrının mühalesi gibi

Hayat ne kadar müdahale edilebilir bir şey ki? Müdahale edebilmek için mücadele etmek gerekir. mücadele edebilmek için bir çok şeyden fedakarlık etmek gerekir. fedakarlık bazen büyük yıkımları belki de sevdiklerini silmeni bile gerektirir.sevdiğin kadın için annenden, dostun için babandan vazgeçmen gerekebilir.bunlardan hangisini seçersen seç hayatına müdahale etmiş olacak mısın?sevdiğin kadın için annenden vazgeçtiğin de yada annen için sevdiğinden, bir boka müdahale etmiş mi olacaksın? bir şeyleri değiştirmiş, bir seçim yapmış mı olacaksın? yada kararsızlık için de kalıp bir piç gibi ağlayacak mısın? Bu mudur seçim hakkı, karar verebilme gücü?
Artık seçim yapmaktan yada yaptığımı zannetmekten öyle yoruldum ki. biliyorum her şey aynı anda olmayabilir.ama bu kadarda ya öyle ya böylelerle baş edilemez ki.yani hayata müdahale etmek diye bir şey yok.hayat sizi satın aldığı bir fahişe gibi becerir.hangi pozisyonu seçersen seç becerilen yine sensindir.
                                   Yalnız Adamlar Sokağı - Y

19 Ağustos 2011 Cuma

Tecavüz Edilmiş Bir Özgürlük

bağlı ve bağımlı olmama. Dış etkenlerden bağımsız olma hali, engellenmemiş ve zorlanmamış olma isteği. İşte size özgürlüğün tanımı ama gerçekte bu mu sizce?

insanlar için özgürlük kendi kurdukları düşünce genişliğinin sınırı demektir. Aslında
özgürlük kelimesi geçtiğinde aklına geçemediği yolun sonu kabullendiğ o buz dağları gelir
gerçekte ona verilmemiş bir özgürlük yoktur. Hayatında kendi kurduğu bir hapis vardır ama bunun farkında değildi.
Bir aydının karşısına geçip gerçek özgürlükten bahsettiğinde bu aydına ütopya gelir çünkü aydın ona gerçek özgürlükten yani o
buz dağından bahseder. Dağın arkasını bilmeyen bu insan bunun gerçek olduğunu kabullenemez çünkü orası 
yenidir gerçek özgürlüktür herşeyi asıl benlİğiyle yaşayacağı; aşkı,sevgiyi,acıyı,tatlıyı,tuzluyu bütün duyguları
saf haliyle yaşayacağı yerdir. Ne yazık ki bunu asla istemez aslında o hapistedir ve gerçekte
özgürlüğü değil bu hapsi istemektedir. 
Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Beğenmelik

Gerçek şu ki ; saat 00:00 ¦ olduğunda kimse seni düşünmüyor,
Şifreleri 1234 yapan insan hala yaşıyor,
Noel baba yok, tam karşıya geçerken kırmızı yanacak, 
İstediğini alsanda aklın alamadığında kalacak,
Az kalan yemek daha lezzetlidir, 
Pastayı kesen pasta yiyemez ve 7 dakikalık videoları da 2 dakikada beğenenler var,
hayat işte...
                                                                                          Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

9 Ağustos 2011 Salı

Kutsal Pencere

 Birbirine kısmen çoğu zaman hiç benzemeyen hayatlarımızı birleştirmeye çalışmak gibi bir gayret içine gireriz tek kullanımlık hayatımızda. Her nasılsa bizden çok farklı düşünen birine muhabbet besleriz. Böylece başlarız beynimizde tilkilerle beraber yaşamaya. Her şey güzel başlar bu evin kapısından beraber girmek gibidir aynı sıcak havadan aynı seslerin bulunduğu sokaktan beraber olduğunuz ilişkinize başladığınız evinize girersiniz. Tatları bizi bizden alan tatlar yaşarız ama sevmek her zaman bedelini ister bu bedeli ödeyebilenler sadece aynı pencereyi paylaşabilen insanlardır aynı eve girdikten sonra hayatı yaşamak eskisi gibi değildir sevdiğinden ona davrandığın gibi davranmasını beklersin. Sorun ilişkinin başında başlamıştır oysa kendinden çok farklı düşünen birini sevebilirsin ama ikinizden birinin aynı pencereden bakabilmesi lazım hayata aynı evde yaşayıp biriniz salon penceresinden biriniz mutfak penceresinden bakıp aynı evden farklı şeyler görürsünüz.
                                   
www.yalnizadamlarsokagi.com -   eyüp akpınar

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tanrı Olmak

Her insan bütün dünyanın o küçük beyninden oluştuğunu zanneder o beyinle herşeyi bildiğini
herşeye aklının erdiğini bütün insanları çözdüğünü herkesi anladığını zanneder ve en aydın kendisi 
olduğunu daha üst bir düşüncenin olamayacağını düşünür

Artık dünyanın değil kendi dünyasının döndüğü bir hayata geçer ve bu andan itibaren 
yanında onu düzeltecek insanlar yoksa o zaman kaptırır kendini zannederki herşeyi aşmıştır
artık her düşünce tamamlanmısıtr ancak farkında değildir her olgun insan gibi olmaya başlandığının

İşin aslı gerçekten üst olmak isteseydi o insan kendini sorgulaması gerekirdi ama bunuda kabul 
etmez çünkü o zaman kendine olan o egosal duyguları azalacaktı daha güçsüz olacaktı bu yüzden
yanlışları doğru doğruları yanlış kabul etmek bile kabul edilir birşey olur onun için 

Tarihte en başarılı insanlar mesela liderlerin en büyük özelliği kendini sorgulaması ve bu sorgulama
sonraısı kendini geliştirmesidir en büyük farkları diğer insanlar hep bu özellikleri olmuştur  

gerçekten büyük biri olacaksa eğer insan önce kendinden kurtulmalı yaşadığı o kendince büyük 
ama normalde beş para etmez dünyasından kurtulup kendini bir izlemesi gerekir 

bunu yapmıyorsa o insan bilsin ki yolda ki o küçük insanlardan, beyni olduğunu zanneden canlılardan 
hiçbir farkı olmayacaktır.   
                                                   Yalnız Adamlar Sokağı - Guru Mustafa

2 Ağustos 2011 Salı

Üç kişiydik

Yaşıyoruz bize verilen bir çember içinde korunaklı ama özgür olmadığımız kendimiz olamadığımız
bir çemberde gerçekte nefes değil de zehir aldığımız bir çember de  

peki çemberin dışına çıkmak mı ? yasaktır çünkü toplumun önyargıları ve korkularından kurduğu bu 
çemberin dışı her zaman aykırılık ve karşı çıkmaktır topluma ve toplum bunu asla istemez 
istemediği içinde seni dışlar 

aslında tüm sorun da burada başlıyor bizim için toplumun bizi kabul etmesi veya dışlaması 
bizim için bunun bir önemi yok çünkü biz asla toplumun bir üyesi olmadık daha doğrusu olamadık

o yüzden hayat bize en büyük kozlarını oynuyor bu aykırılıktan çıkıp onların içine karışmamız 
için ama işin aslı hayatta çok iyi biliyor bu oyunu kazanamıcak ve bu adamlar asla onlar 
gibi olmayacak bu adamlarsa işin sonunda toplumun yalnızlığından çıkmış ben değil biz olan 
toplumun değil kendi istedikleri adamlar olacak olan biz olacaklar Ve birgün diyecekler ki
-Biz 3 kişiydik... 

www.yalnizadamlarsokagi.com - Guru Mustafa

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Sevginin Sorumluluğu

İstisna durumları elbette biliyorum bununla birlikte en mazlumu bile anne sevgisiyle büyür veya onun kadar sevgisin suna birisin sevgiyle muhattap olur. Garipliğin kaynağıda budur bu nedenle sevmeyi bir türlü öğrenemez insan çünkü ilk tattığı sevgi tamamen duygunun ve kişisel egonun duvarlarıyla örülüdür. Sevginin sadece hislerle olan bir eylem olduğunu zannediyoruz halbuki sevgi duygu ve aklın doğru oranlarda karışımından oluşan bir eylemdir. Sevgi sorumluluk getirir bu aklın devrede olmaması bu sorumluluğun yerine getirilmesini engeller. Bizlerin ağdalı sözcüklerle övgüler sunduğumuz anne sevgisinde bile üzerimize düşün bir sorumluluk vardır sonuçta annede bir bireydir ve yaptığı her harekette kişisel egosu da vardır. Anne sevgisi karşılıksız değildir bu nedenle sizi canından çok sever yedirir içiriri uykusuz kalır endişelenir ve tüm o karşılığı zor şeyleri yapar ama anne artık bir beklenti içindedir kendisini hayatınızın her alanına ortak etmenizi sözlerini her zaman süratle yerine getirmenizi onu asla yalnız bırakmamınızı eşinize karşı tercih etmenizi babanıza karşı annenizi savunmanızı ister sonuçta sevginin bir bedeli vardır. Bir arkadaşı, sevgiliyi, öğretmeni, hayvanı ve dahası her zaman bir sorumluluk getirir o sizi her şeye tercih ediyorsa sizinde onu diğerlerine tercih etmeniz gerekir.
                                         www.yalnizadamlarsokagi.com -   şizofren Furkan