2 Haziran 2012 Cumartesi

renk..

renklerin gerçekliği şüphelidir. İnsan büyüdükçe renk körü oluyor. Eskiden hiç umrumuz da değildi belki ama güzel çiçekler vardı. Güneş şimdikinden daha babacandı. Ezan okunmasın akşam olmasın ki biz biraz daha dışarıda kalalım diye batmamaya çalışırdı. Renkler siyah ve beyaz şimdilerde büyüdükçe garipleşiyor insan belkide insanlığını unutuyor olgunluk övünülesi bir şey değil belkide. Sokak da ev de orada veya burada her şey engelden öte bir oyun aracı çocuklukta kavgalar öpüşüp barışacak kadar telafisi mümkün. Düşünme yetisi, kişisel faydayı arttırma olgularının olmadığı içinde ki zehrin daha kana karışmadığı dönemler. Yıllarını büyümeye hasret çekmiş bir çocuğun ızdırabı var şimdilerde. Önemli olduğu düşünülen bir hayat, her neye emek verdiysen olmasıya şeyleri karşına çıkaran bir sistem sevdalar filmlerde güzel kavgalar gözler ıraklara dalıp hafif abartılı bir anlatımla yaşlanmış çocuk acizliğine tekrar dönmüş yaşlılarda güzel. İnsan yaşlanır büyüdükçe çocukluğuna dönesi renkleri tekrar göresi olduğundan ve yaşlanır yaşlandıkça bir bebek gibi huysuz bir yaramaz hayta gibi en ufak şey de küsen haline döner. Ölüm gelir öyle ya da böyle renkle doğar renkle ölür insan.

yalniz adamlar sokağıvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv